Yazar adı: Saksagan

H14, H24, H31, H44

Ertuğrul Yatının İstanbul’dan Hareketi

Ön direğinde Riyaset-i Cumhur bayrağı bulunan Ertuğrul Yatı, sabah saatlerinde İstanbul’dan hareket etmiştir. İlk olarak Kartal istikametine doğru ilerleyen yat, daha sonra Maltepe açıklarından dönerek Büyükada yönüne yönelmiştir. Bu seyir sırasında denizde büyük bir hareketlilik ve heyecan hâkimdi. Ertuğrul Yatı’nın geçişi, hem karadan hem de denizden ilgiyle takip edilmiştir.

Büyükada’daki Karşılama Töreni

Bu sırada Büyükada iskelesinde bulunan Burgaz vapurundan, Reisicumhur Hazretlerine saygı ve bağlılıklarını sunmak üzere oluşturulan on altı kişilik ilk heyet, Şehremaneti’ne ait “İstanbul” motoru ile Ertuğrul Yatı’nın yanına hareket etmiştir. Heyet, yatın güvertesinde Gazi Paşa Hazretleri tarafından kabul edilmiştir. Bu kabul, büyük bir nezaket ve resmiyet içerisinde gerçekleşmiştir

H13, H25, H34, H41

Büyükada Açıklarında Vapurların Dizilişi

Basra vapurunun hemen yanında, Cemiyeti Hayriye üyelerini taşıyan “Halep” vapuru ile Türk Ocağı tarafından kiralanan “Bağdat” vapuru bulunuyordu. Biraz daha ileride ise üzerinde “İstanbul Musikişinasları Gazi Paşa Hazretlerine hoş geldiniz der” yazılı bir levha taşıyan “Fenerbahçe” vapuru yerini almıştı. Bu vapurlar, Büyükada açıklarında düzenli bir şekilde sıralanmış, adeta deniz üzerinde bir tören alanı oluşturmuşlardı.

Burgaz Adası yönüne doğru bakıldığında Haydarpaşa vapuru, onun arkasında ise Haliç Şirketi’ne ait üzerinde “Hoş geldin” yazılı levhalar bulunan 7, 9 ve 16 numaralı vapurlar ile birlikte iki vapur daha görülüyordu. Aynı bölgede Rüsumat Muhafaza memurlarını taşıyan bir vapur, biraz geride ise Şirket-i Hayriye’nin 70 ve 71 numaralı vapurları demirlemişti City Tour Istanbul

H15, H22, H35, H42

Büyükada’da İstikbal Hazırlıkları

Gazi Paşa Hazretlerine arz-ı tazimat etmek üzere görevlendirilen heyetleri taşıyan Seyr-i Sefain İdaresi’ne ait “Burgaz” vapuru, Büyükada İskelesi’ne yanaşmıştı. Vapurun her iki yanında büyük levhalar bulunuyor ve bu levhalarda açıkça “İstanbul Şehremaneti” ibaresi yer alıyordu. Bu manzara, törenin resmî ve ihtişamlı havasını daha vapur yanaşır yanaşmaz hissettiriyordu.

Bu sırada, Bahriye’ye ait gemilerin İzmit’ten belirlenen saatten biraz geç ayrıldığı yönünde söylentiler yayılmaya başladı. Ancak bu gecikme söylentileri, Büyükada’daki coşkuya ve heyecana gölge düşürmedi. Aksine, bekleyiş uzadıkça halkın ilgisi ve merakı daha da arttı City Tour Istanbul.

Ada Sahillerinde Büyük Kalabalık

Büyükada sahilleri, iskele ve iskeleye yakın gazinolar hınca hın

H12, H21, H33, H45

Sabahın İlk Saatlerinde Deniz Hazırlıkları

Sabahın erken saatlerinden itibaren Bahriye Kumandanlığının emrine verilen ve resmî bayraklar taşıyan Şehremaneti, Sıhhiye, Seyr-i Sefain, Liman Şirketi ve Ticaret-i Bahriye Müdüriyeti’ne ait motorlar büyük bir hareketlilik içindeydi. Bu motorlar, Büyükada’dan başlayarak İstanbul Limanı boyunca düzeni sağlamak için yoğun bir faaliyet gösteriyordu. Deniz üzerinde adeta sessiz ama disiplinli bir hazırlık vardı. Her görevli, kendisine verilen vazifeyi büyük bir dikkatle yerine getiriyor, törenin kusursuz olması için çalışıyordu.

İskelelerdeki Yoğunluk ve Davetliler

Sabah saatlerinden itibaren Seyr-i Sefain ve Şirket-i Hayriye iskeleleri, istikbal merasimine katılacak davetlilerle dolup taşmıştı. Halk erkenden iskelelere akın etmiş, vapurlara binmek için uzun sıralar oluşturmuştu. Saat on bire kadar, davetlileri taşıyan vapurlar ile çeşitli cemiyetler tarafından kiralanan çok s

H11, H23, H32, H43

Fenerbahçe Önlerinde Kısa Bir Durak

Ertuğrul yatı Fenerbahçe önlerinden geçerken kısa bir süre yavaşladı. Bu sırada Gazi Mustafa Kemal Paşa, eline dürbün alarak Fenerbahçe mesiresini dikkatle incelemeye başladı. Yeşillikler içindeki bu güzel sahil, kalabalık halk toplulukları ve dalgalanan bayraklarla adeta bir bayram yeri görünümündeydi. Bir müddet çevreyi seyrettikten sonra hayranlıkla şu sözleri söyledi:

“Burası ne güzel bir yerdir!”

Bu sözler, İstanbul’un doğal güzelliklerinin Gazi üzerinde bıraktığı derin etkiyi açıkça gösteriyordu.

Sarayburnu’na Doğru Görkemli Yolculuk

Fenerbahçe’den sonra Ertuğrul yatı yönünü değiştirerek seri bir şekilde Sarayburnu’na doğru ilerlemeye başladı. Yol boyunca sahillerdeki kalabalık gittikçe artıyordu. Gülhane Bahçesi’nin setleri, hastane civarı, demiryolu güzergâhı ve sahil şeridi insanlarla dolmuş, hatta taşmıştı. İstanbul ha

G14, G24, G31, G44

Deniz Üzerinde Ağır ve Görkemli İlerleyiş

Ertuğrul vapuru ağır ağır yol alıyordu. Deniz üzerinde ilerleyişimiz yavaş fakat son derece görkemliydi. Yol boyunca Türk Ocağı, Şirket-i Hayriye, Emniyet-i Umumiye Cemiyeti, ticaret ve borsa çevreleri, yabancı vapur acenteleri, çeşitli yardım ve kültür cemiyetleri ile adlarını levhalarından okuyamadığımız daha birçok kuruluşun özel vapurları dizilmişti. Ayrıca Ameli Hayat mektepleri başta olmak üzere pek çok okulun öğrencileri de sahillerde ve deniz araçlarında yerlerini almışlardı. Herkes, bu tarihi geçişe tanıklık etmek istiyordu.

Donanmanın Düzenli ve Etkileyici Görünümü

Bu sırada denizdeki manzara adeta bir resmigeçidi andırıyordu. Bahriye birlikleri büyük bir düzen ve disiplin içinde seyrediyor, ortaya etkileyici bir görüntü koyuyordu. En önde Ertuğrul yatı bulunuyor, arkasından Hamidiye ve Barbaros kruvazörleri ilerliyordu. Onları torpidolar takip ediyordu. Bu

G13, G25, G34, G41

Kurum Temsilcilerinin Karşılaması

Ertuğrul vapurunda yapılan karşılamada, İstanbul’un önde gelen kurum ve kuruluşlarını temsilen birçok kişi hazır bulunuyordu. Darülfünun fakülteleri adına Doktor Ömer, Cemiyet-i Umumiye-i Belediye adına Şehremini Nureddin Atıf Bey, Matbuat Cemiyeti adına Hakkı Tarık Bey, Muallimler Birliği adına Salih Zeki Bey, yüksek okullar adına temsilciler ve Halk Fırkası İstanbul teşkilatı adına Pendiklizade Bey katılmışlardı. Üsküdar adına Süreyya Paşa ve kadınlar cemiyetini temsilen Makiye Hanım da vapurda yerini almıştı.

Gazi Mustafa Kemal Paşa, bu değerli misafirlerin her birini güvertede ayakta kabul etti. Herkese ayrı ayrı iltifat ederek samimi bir şekilde sohbet etti. Bu davranışı, orada bulunanlar üzerinde derin bir etki bıraktı ve büyük bir memnuniyet yarattı.

Halkın Coşkulu Sevgisi

Vapurları dolduran kalabalığın Gazi’ye karşı duyduğu sevgi ve bağlılığ

G15, G22, G35, G42

Ertuğrul Vapuru İstanbul Yolunda

Ertuğrul vapuru, bacasından çıkan yoğun dumanlar arasında yavaş yavaş gözden kayboluyordu. Deniz üzerinde ilerlerken artık İstanbul’a çok yaklaşmıştık. Yaklaşık on milden fazla yol almıştık ve her geçen dakika heyecan artıyordu. İstanbul’a yaklaştıkça Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın neşesi de belirgin şekilde artıyordu. Gebze açıklarına geldiğimizde denizin ve kıyıların manzarası daha da belirginleşmişti.

Bu sırada Gazi Hazretleri, elinde tuttuğu küçük taneli tesbihini masanın üzerine bırakarak etrafına bakıp gülümseyerek bir soru sordu. Ses tonunda hem mutluluk hem de derin bir anlam vardı. İstanbul’un yaklaştığını hissettiği her hâlinden belliydi.

İstanbul Sınırlarına Giriş

Adalar henüz tam olarak seçilemiyordu. Uzaktan bakıldığında, uzun ve koyu renkli kara parçaları gibi görünüyordu. Buna rağmen artık İstanbul sularına girdiğimiz açı

G11, G23, G32, G43

Muhtar Bey’in Konuşması

İstanbul Mebusu Muhtar Bey, Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın huzurunda yaptığı konuşmada, İstanbul halkının duyduğu derin sevgi ve bağlılığı dile getirdi. Konuşmasına “Büyük müncimiz, sevgili Reisicumhurumuz” sözleriyle başlayan Muhtar Bey, İstanbul halkının kurtarıcısına karşı büyük bir minnet, saygı ve özlem içinde olduğunu ifade etti. Gazi Hazretlerinin bu güzel şehri teşrif etmelerinin, İstanbul halkı için büyük bir mutluluk ve onur kaynağı olduğunu belirtti. Sözlerini, en derin şükran ve hürmet duygularıyla selamlayarak tamamladı.

Halkın Coşkulu Sevgisi

Muhtar Bey’in konuşmasının ardından Gazi Mustafa Kemal Paşa, kendisine ve heyetin diğer üyelerine teşekkür etti. Daha sonra istasyona doğru yürümeye başladı. Bu sırada kasabanın her tarafından yeni bir alkış fırtınası koptu. Halk coşkuyla ellerini sallıyor, bayraklar uzatılıyor, izci gençler ve oku

Scroll to Top