I14, I24, I31, I44

Milletin Sarayı

Gazi Paşa Hazretleri konuşmasının bu bölümünde, sarayın artık geçmişte olduğu gibi bir zümrenin ya da şahısların değil, doğrudan doğruya milletin evi olduğunu güçlü bir şekilde vurgulamıştır. Bu sarayın, bir zamanlar “zıllullah” olarak anılanların değil, gerçeğin ve egemenliğin sahibi olan milletin sarayı olduğunu ifade etmiş, bu sözleri salonda uzun süre devam eden alkışlarla karşılanmıştır. Gazi Paşa, burada bulunmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek, kendisini milletin bir ferdi olarak bu mekânda görmekten büyük bir bahtiyarlık duyduğunu belirtmiştir.

İstanbul’a Duyulan Sevgi ve Umut

Gazi Paşa, İstanbul’un eşsiz güzellikleri ve İstanbul halkının samimi ilgisi içinde geçireceği günlerin kendisi için unutulmaz hatıralar bırakacağına olan inancını dile getirmiştir. Bu günlerin aynı zamanda kendisine yeni ve verimli ilhamlar vereceğini söylemiş, b

I13, I25, I34, I41

Gazi Paşa’nın Tarihî Nutku

Gazi Paşa Hazretleri, konuşmasına İstanbul halkını, şehirdeki cemiyetleri ve kendisini karşılayan bütün resmî ve sivil heyetleri selamlayarak başladı. Bu karşılamadan büyük bir mutluluk duyduğunu ifade eden Gazi Paşa, kendisine gösterilen içten ilgi ve sevginin, bugün açıkça görülen parlak tezahürlerinden derin şekilde etkilendiğini söyledi. Samimi duygularla teşekkür ettiğini özellikle vurguladı.

Sekiz Yıllık Ayrılığın Ardından

Gazi Paşa, İstanbul’dan ayrılışının üzerinden sekiz yıl geçtiğini hatırlatarak, bu sürenin hicran ve hasretle dolu anlarla daha da uzun hissedildiğini dile getirdi. Bu ayrılığın, hem kendisi hem de İstanbul halkı için büyük bir özlem yarattığını belirtti. İstanbul’un kendisinde uyandırdığı bu derin duyguların büyüklüğünün kolayca anlaşılabileceğini söyledi.

İstanbul’un Türk Milleti

I15, I22, I35, I42

Tarihî Anın Sessizliği

Saat 7.15… Koridordan gelen hafif ayak sesleri salonda yankılandığında, içeride bulunan yüzlerce kişinin bakışı aynı anda o yöne çevrildi. Herkes büyük bir dikkat ve heyecan içindeydi. Birkaç saniye sonra Gazi Paşa Hazretleri, ağır ve vakur adımlarla salona girmeye başladı. O an, salonda bulunan herkes için unutulmaz bir andı. Herkes, derin bir hürmet ve minnet duygusuyla, bu büyük kurtarıcıyı selamlıyordu.

Büyük Gazi’nin Yerini Alışı

Gazi Paşa, salonun tam ortasında bulunan koltuğun başına gelerek yerini aldı. Salondaki sessizlik, duyulan saygının en açık ifadesiydi. Ardından Şehremini Muhiddin Bey, kürsüye çıkarak hazırladığı konuşmayı okumaya başladı. Gazi Paşa, büyük bir dikkatle ve sükûnetle bu nutku dinledi.

Şehremini Muhiddin Bey’in Konuşması

Şehremini Muhiddin Bey konuşmasına, İstanbul halkının duyduğu

I12, I21, I33, I45

Rıhtım Kapısındaki Karşılama Hazırlıkları

Dolmabahçe Sarayı’nın rıhtım kapısına çıkan merdivenler, büyük bir özenle hazırlanmıştı. Saray bahçesinden toplanan taze papatya çiçekleri, merdiven basamaklarına serilmiş ve Gazi Paşa Hazretleri’nin basarak geçeceği zemine çiçeklerle “Hoş geldiniz” yazısı oluşturulmuştu. Bu zarif hazırlık, hem duyulan sevginin hem de gösterilen saygının anlamlı bir ifadesiydi.

Çiçek Takdimi ve İlk Karşılama

Karşılama sırasında, Binbaşı Mehmed Ziya Bey’in kızı Nermine Hanım ile Hasan Rıza Bey’in kızı Adalet Hanım, Gazi Paşa Hazretleri’ne iki buket çiçek takdim ettiler. Bu an, törene duygusal bir hava katmış ve orada bulunanlar tarafından büyük bir ilgiyle izlenmiştir.

Gazi Paşa ve Refakat Heyeti

Gazi Paşa Hazretleri ile birlikte Gaziantep Mebusu Kılıç Ali, Bozok Mebusu Salih Bey ve Sinop Mebusu Recep Zühdü Bey de “Nil”

H14, H24, H31, H44

Ertuğrul Yatının İstanbul’dan Hareketi

Ön direğinde Riyaset-i Cumhur bayrağı bulunan Ertuğrul Yatı, sabah saatlerinde İstanbul’dan hareket etmiştir. İlk olarak Kartal istikametine doğru ilerleyen yat, daha sonra Maltepe açıklarından dönerek Büyükada yönüne yönelmiştir. Bu seyir sırasında denizde büyük bir hareketlilik ve heyecan hâkimdi. Ertuğrul Yatı’nın geçişi, hem karadan hem de denizden ilgiyle takip edilmiştir.

Büyükada’daki Karşılama Töreni

Bu sırada Büyükada iskelesinde bulunan Burgaz vapurundan, Reisicumhur Hazretlerine saygı ve bağlılıklarını sunmak üzere oluşturulan on altı kişilik ilk heyet, Şehremaneti’ne ait “İstanbul” motoru ile Ertuğrul Yatı’nın yanına hareket etmiştir. Heyet, yatın güvertesinde Gazi Paşa Hazretleri tarafından kabul edilmiştir. Bu kabul, büyük bir nezaket ve resmiyet içerisinde gerçekleşmiştir

H13, H25, H34, H41

Büyükada Açıklarında Vapurların Dizilişi

Basra vapurunun hemen yanında, Cemiyeti Hayriye üyelerini taşıyan “Halep” vapuru ile Türk Ocağı tarafından kiralanan “Bağdat” vapuru bulunuyordu. Biraz daha ileride ise üzerinde “İstanbul Musikişinasları Gazi Paşa Hazretlerine hoş geldiniz der” yazılı bir levha taşıyan “Fenerbahçe” vapuru yerini almıştı. Bu vapurlar, Büyükada açıklarında düzenli bir şekilde sıralanmış, adeta deniz üzerinde bir tören alanı oluşturmuşlardı.

Burgaz Adası yönüne doğru bakıldığında Haydarpaşa vapuru, onun arkasında ise Haliç Şirketi’ne ait üzerinde “Hoş geldin” yazılı levhalar bulunan 7, 9 ve 16 numaralı vapurlar ile birlikte iki vapur daha görülüyordu. Aynı bölgede Rüsumat Muhafaza memurlarını taşıyan bir vapur, biraz geride ise Şirket-i Hayriye’nin 70 ve 71 numaralı vapurları demirlemişti City Tour Istanbul

H15, H22, H35, H42

Büyükada’da İstikbal Hazırlıkları

Gazi Paşa Hazretlerine arz-ı tazimat etmek üzere görevlendirilen heyetleri taşıyan Seyr-i Sefain İdaresi’ne ait “Burgaz” vapuru, Büyükada İskelesi’ne yanaşmıştı. Vapurun her iki yanında büyük levhalar bulunuyor ve bu levhalarda açıkça “İstanbul Şehremaneti” ibaresi yer alıyordu. Bu manzara, törenin resmî ve ihtişamlı havasını daha vapur yanaşır yanaşmaz hissettiriyordu.

Bu sırada, Bahriye’ye ait gemilerin İzmit’ten belirlenen saatten biraz geç ayrıldığı yönünde söylentiler yayılmaya başladı. Ancak bu gecikme söylentileri, Büyükada’daki coşkuya ve heyecana gölge düşürmedi. Aksine, bekleyiş uzadıkça halkın ilgisi ve merakı daha da arttı City Tour Istanbul.

Ada Sahillerinde Büyük Kalabalık

Büyükada sahilleri, iskele ve iskeleye yakın gazinolar hınca hın

H12, H21, H33, H45

Sabahın İlk Saatlerinde Deniz Hazırlıkları

Sabahın erken saatlerinden itibaren Bahriye Kumandanlığının emrine verilen ve resmî bayraklar taşıyan Şehremaneti, Sıhhiye, Seyr-i Sefain, Liman Şirketi ve Ticaret-i Bahriye Müdüriyeti’ne ait motorlar büyük bir hareketlilik içindeydi. Bu motorlar, Büyükada’dan başlayarak İstanbul Limanı boyunca düzeni sağlamak için yoğun bir faaliyet gösteriyordu. Deniz üzerinde adeta sessiz ama disiplinli bir hazırlık vardı. Her görevli, kendisine verilen vazifeyi büyük bir dikkatle yerine getiriyor, törenin kusursuz olması için çalışıyordu.

İskelelerdeki Yoğunluk ve Davetliler

Sabah saatlerinden itibaren Seyr-i Sefain ve Şirket-i Hayriye iskeleleri, istikbal merasimine katılacak davetlilerle dolup taşmıştı. Halk erkenden iskelelere akın etmiş, vapurlara binmek için uzun sıralar oluşturmuştu. Saat on bire kadar, davetlileri taşıyan vapurlar ile çeşitli cemiyetler tarafından kiralanan çok s

H11, H23, H32, H43

Fenerbahçe Önlerinde Kısa Bir Durak

Ertuğrul yatı Fenerbahçe önlerinden geçerken kısa bir süre yavaşladı. Bu sırada Gazi Mustafa Kemal Paşa, eline dürbün alarak Fenerbahçe mesiresini dikkatle incelemeye başladı. Yeşillikler içindeki bu güzel sahil, kalabalık halk toplulukları ve dalgalanan bayraklarla adeta bir bayram yeri görünümündeydi. Bir müddet çevreyi seyrettikten sonra hayranlıkla şu sözleri söyledi:

“Burası ne güzel bir yerdir!”

Bu sözler, İstanbul’un doğal güzelliklerinin Gazi üzerinde bıraktığı derin etkiyi açıkça gösteriyordu.

Sarayburnu’na Doğru Görkemli Yolculuk

Fenerbahçe’den sonra Ertuğrul yatı yönünü değiştirerek seri bir şekilde Sarayburnu’na doğru ilerlemeye başladı. Yol boyunca sahillerdeki kalabalık gittikçe artıyordu. Gülhane Bahçesi’nin setleri, hastane civarı, demiryolu güzergâhı ve sahil şeridi insanlarla dolmuş, hatta taşmıştı. İstanbul ha

Scroll to Top