G14, G24, G31, G44

Deniz Üzerinde Ağır ve Görkemli İlerleyiş

Ertuğrul vapuru ağır ağır yol alıyordu. Deniz üzerinde ilerleyişimiz yavaş fakat son derece görkemliydi. Yol boyunca Türk Ocağı, Şirket-i Hayriye, Emniyet-i Umumiye Cemiyeti, ticaret ve borsa çevreleri, yabancı vapur acenteleri, çeşitli yardım ve kültür cemiyetleri ile adlarını levhalarından okuyamadığımız daha birçok kuruluşun özel vapurları dizilmişti. Ayrıca Ameli Hayat mektepleri başta olmak üzere pek çok okulun öğrencileri de sahillerde ve deniz araçlarında yerlerini almışlardı. Herkes, bu tarihi geçişe tanıklık etmek istiyordu.

Donanmanın Düzenli ve Etkileyici Görünümü

Bu sırada denizdeki manzara adeta bir resmigeçidi andırıyordu. Bahriye birlikleri büyük bir düzen ve disiplin içinde seyrediyor, ortaya etkileyici bir görüntü koyuyordu. En önde Ertuğrul yatı bulunuyor, arkasından Hamidiye ve Barbaros kruvazörleri ilerliyordu. Onları torpidolar takip ediyordu. Bu

G13, G25, G34, G41

Kurum Temsilcilerinin Karşılaması

Ertuğrul vapurunda yapılan karşılamada, İstanbul’un önde gelen kurum ve kuruluşlarını temsilen birçok kişi hazır bulunuyordu. Darülfünun fakülteleri adına Doktor Ömer, Cemiyet-i Umumiye-i Belediye adına Şehremini Nureddin Atıf Bey, Matbuat Cemiyeti adına Hakkı Tarık Bey, Muallimler Birliği adına Salih Zeki Bey, yüksek okullar adına temsilciler ve Halk Fırkası İstanbul teşkilatı adına Pendiklizade Bey katılmışlardı. Üsküdar adına Süreyya Paşa ve kadınlar cemiyetini temsilen Makiye Hanım da vapurda yerini almıştı.

Gazi Mustafa Kemal Paşa, bu değerli misafirlerin her birini güvertede ayakta kabul etti. Herkese ayrı ayrı iltifat ederek samimi bir şekilde sohbet etti. Bu davranışı, orada bulunanlar üzerinde derin bir etki bıraktı ve büyük bir memnuniyet yarattı.

Halkın Coşkulu Sevgisi

Vapurları dolduran kalabalığın Gazi’ye karşı duyduğu sevgi ve bağlılığ

G15, G22, G35, G42

Ertuğrul Vapuru İstanbul Yolunda

Ertuğrul vapuru, bacasından çıkan yoğun dumanlar arasında yavaş yavaş gözden kayboluyordu. Deniz üzerinde ilerlerken artık İstanbul’a çok yaklaşmıştık. Yaklaşık on milden fazla yol almıştık ve her geçen dakika heyecan artıyordu. İstanbul’a yaklaştıkça Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın neşesi de belirgin şekilde artıyordu. Gebze açıklarına geldiğimizde denizin ve kıyıların manzarası daha da belirginleşmişti.

Bu sırada Gazi Hazretleri, elinde tuttuğu küçük taneli tesbihini masanın üzerine bırakarak etrafına bakıp gülümseyerek bir soru sordu. Ses tonunda hem mutluluk hem de derin bir anlam vardı. İstanbul’un yaklaştığını hissettiği her hâlinden belliydi.

İstanbul Sınırlarına Giriş

Adalar henüz tam olarak seçilemiyordu. Uzaktan bakıldığında, uzun ve koyu renkli kara parçaları gibi görünüyordu. Buna rağmen artık İstanbul sularına girdiğimiz açı

G11, G23, G32, G43

Muhtar Bey’in Konuşması

İstanbul Mebusu Muhtar Bey, Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın huzurunda yaptığı konuşmada, İstanbul halkının duyduğu derin sevgi ve bağlılığı dile getirdi. Konuşmasına “Büyük müncimiz, sevgili Reisicumhurumuz” sözleriyle başlayan Muhtar Bey, İstanbul halkının kurtarıcısına karşı büyük bir minnet, saygı ve özlem içinde olduğunu ifade etti. Gazi Hazretlerinin bu güzel şehri teşrif etmelerinin, İstanbul halkı için büyük bir mutluluk ve onur kaynağı olduğunu belirtti. Sözlerini, en derin şükran ve hürmet duygularıyla selamlayarak tamamladı.

Halkın Coşkulu Sevgisi

Muhtar Bey’in konuşmasının ardından Gazi Mustafa Kemal Paşa, kendisine ve heyetin diğer üyelerine teşekkür etti. Daha sonra istasyona doğru yürümeye başladı. Bu sırada kasabanın her tarafından yeni bir alkış fırtınası koptu. Halk coşkuyla ellerini sallıyor, bayraklar uzatılıyor, izci gençler ve oku

D14, D24, D31, D44

Tarihi An Öncesi Büyük Heyecan

İstasyonda bulunan herkesin gözü, Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın çıkacağı vagona çevrilmişti. Kalabalık nefesini tutmuş gibiydi. Herkes aynı anda aynı yöne bakıyor, o büyük anı kaçırmamak için dikkatle bekliyordu. Gazi’yi ilk gören olmak değil, onu ilk selamlayanlardan biri olmak arzusu yüzlerde açıkça okunuyordu. Uzun süren bekleyişin ardından, trenin pencerelerinden birinde hareketlilik fark edildi.

Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Görünüşü

Ve nihayet… İşte o an gelmişti. Son asrın en büyük mucizesi olarak görülen Gazi Mustafa Kemal Paşa, pencerenin önünde belirdi. Üzerinde siyah bir redingot, ayağında parlak siyah iskarpinler ve boynunda beyaz çizgili koyu renkli bir kravat vardı. Altın sarısı saçları ve vakur duruşu, onu gören herkes üzerinde derin bir etki bıraktı

D13, D25, D34, D41

Bekleyişin Uzayan Dakikaları

Saat ona yaklaşıyordu. Ancak trenden hâlâ kesin bir haber gelmemişti. Kalabalık giderek artıyor, herkesin gözü kulağı istasyondan gelecek bir işaretteydi. Nihayet iki dakika sonra, heyecanı daha da artıran bir haber kulaktan kulağa hızla yayıldı:
Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın treni, Derbent İstasyonu’nda kısa bir gecikme yaşamıştı.

Bu haber, bekleyen kalabalıkta ne bir huzursuzluk ne de bir dağılma yarattı. Aksine, herkes biraz daha sabırla ve aynı coşkuyla beklemeye devam etti.

İzmit Halkının Coşkusu

İzmit halkı, omuz omuza öyle sıkı bir şekilde toplanmıştı ki adım atmak bile güçleşmişti. Güneş yakıcıydı, hava sıcaktı; fakat kimse bunu umursamıyordu. Herkesin aklında tek bir düşünce vardı: Kurtarıcıyı, Gazi’yi görmek. Yüzlerde yorgunluk değil, sevinç okunuyordu. Saatler geçtikçe zaman sanki yavaşlıyor, her dakika insanlara bir yıl kadar uzun g

D15, D22, D35, D42

Marmara Vapuru ve Balıkesir Heyetinin Gelişi

Bu sırada Marmara Vapuru da Balıkesir’den gelen yaklaşık yüz elli kişilik heyeti taşıyarak karşımızda demirledi. Vapur baştan sona özenle süslenmişti. Güvertesinden direklerine kadar her yer rengârenk bayraklarla donatılmış, adeta bir bayram havası yaratılmıştı. Herkesin heyecanı doruktaydı. Saatlerin dikkatle takip edildiği bu anlarda, Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerinin treninin saat dokuzu elli geçe İzmit’e ulaşacağı öğrenilmişti.

İzmit’e Acele Yolculuk

Yaşanan bu tarihi anları dakika dakika kaydedebilmek için derhal İzmit’e geçmek gerekiyordu. Neyse ki Seyr-i Sefain İdaresi’nin kıymetli müdürü Sadullah Bey, bir motor göndererek imdadımıza yetişti. Kısa sürede karaya çıktık. İskele ile istasyon arasındaki yol olağanüstü bir şekilde süslenmişti. Güzergâh boyunca alay sancakları, Türk bayrakları, defne dalları ve çeşitli yeşillikler yer alıyordu. Ayr

D12, D21, D33, D45

İstanbul Mekteplerinin Karşılama Düzeni

Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın İstanbul’a gelişi dolayısıyla şehirde çok kapsamlı bir karşılama programı hazırlanmıştır. Bu programın önemli bir bölümünü, ilkokulların tören alanlarında düzenli biçimde yer alması oluşturmuştur. Maarif Müdürlüğü tarafından yapılan planlamaya göre, İstanbul’un farklı semtlerindeki mektepler sahil boyunca belirlenen noktalarda toplanacaktır.

Pendik, Kartal, Maltepe ve Bostancı mektepleri Bostancı sahilinde; Göztepe ve Erenköy mektepleri Erenköy sahilinde; Kızıltoprak mektepleri Fenerbahçe sahilinde yer alacaktır. Kadıköy ve Haydarpaşa mektepleri, Kadıköy Belediyesi’nden Mühürdar Gazinosu’na kadar olan sahil şeridinde dizilecektir. Üsküdar mektepleri Şemsi Paşa’dan Kuzguncuk’a kadar olan sahil boyunca, Beylerbeyi mektepleri ise Beylerbeyi rıhtımında karşılama görevini yerine getirecektir. Böylece Anadolu ve Boğaz kıyıları boyunca uzanan geniş bir karşılama h

D11, D23, D32, D43

Büyük Gazi’nin İstanbul’a Gelişi İçin Hazırlıklar

Büyük Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın İstanbul’u ziyaret edeceği haberi Ankara’dan alınır alınmaz, şehirde büyük bir heyecan ve hareketlilik başladı. İstanbul, kurtarıcısını karşılamak için kısa sürede kapsamlı hazırlıklara girişti. Ancak bu ziyaretin on gün gibi kısa bir süre içinde gerçekleşecek olması, hazırlıkların sınırlı kalmasına neden oldu. Buna rağmen, İstanbul halkı ve yöneticileri ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştı.

Resmî Karşılama Heyetinin Oluşturulması

Ziyaret için geniş katılımlı bir istikbal heyeti oluşturuldu. Bu heyette Kolordu Kumandanı Şükrü Naili Paşa, İstanbul Mebusu Süleyman Sami Bey, Belediye Fen İşleri yetkilileri, vilayet erkânı, mebuslar, askerî yetkililer ve çok sayıda gazeteci yer aldı. Heyet, Ankara Vapuru ile İzmit’e doğru yola çıktı. Vapurdaki isimler arasında Şehremini Muhiddin Bey ve Vakit Gazetesi muhabiri

Scroll to Top