D12, D23, D34, D41

İlk Ponksiyon ve Başarılı Müdahale

Doktor Fisenjer de yapılan teklifin uygun olduğunu kabul etti. Ben de zaten hazırlıklarımı bu ihtimale göre yapmış, gerekli bütün tıbbi araç ve düzenlemeleri önceden hazırlamıştım. Yapılan ponksiyon işlemi son derece doğal bir şekilde ve hastaya fazla acı vermeden gerçekleştirildi. İşlem sırasında yaklaşık on buçuk kilo kadar sıvı alındı. Bu müdahale, Atatürk’ün nefes almasını kolaylaştırmış ve onu belirgin şekilde rahatlatmıştır.

İşlem sonrasında Atatürk derin bir nefes alarak büyük bir rahatlama hissettiğini ifade etti ve “Oh, çok rahat ettim.” diyerek memnuniyetini dile getirdi. Alınan sıvı şişelere aktarılırken dikkatle inceliyor, merak ettiği noktaları soruyordu. Sıvının görünümü hakkında bilgi almak istemiş ve bunun vücut içinde nasıl biriktiğini anlamaya çalışmıştır. Doktorlar da ona kullanılan ince iğneyi göstererek işlemin nasıl yapıldığını sade bir dille açıkla

D11, D22, D33, D45

Atatürk’ün Endişelerinin Giderilmesi

Doktor, hem Atatürk’ün duyduğu endişeyi azaltmaya çalışmış hem de yapılacak ponksiyon işlemi için hazırlık yapmıştır. Atatürk’e daha önce birilerinin, dikkat edilmezse damarlardan birinin zarar görebileceği ve bağırsakların zedelenebileceği söylenmişti. Bu sözler, onun zihninde doğal olarak bir tedirginlik oluşturmuştu. Doktorun görevi ise bu korkuları ortadan kaldırmak ve yapılacak işlemin güvenli olduğunu açık bir şekilde anlatmaktı. Yapılan açıklamalar sonrasında Atatürk’ün içi rahatlamış ve müdahaleden çekinmediğini ifade etmiştir. Bu durum, onun doktorlara duyduğu güveni ve bilinçli yaklaşımını göstermektedir.

Uygulanan Tedaviler ve Rejim Tavsiyeleri

Tedavi sürecinde yabancı uzman doktorların da bazı önerileri olmuştur. Özellikle Profesör Eppinger’in diyet ve tedavi düzenine dair tavsiyeleri uygulanmış, ancak bu öneriler beklenen olumlu sonucu vermem

D14, D24, D32, D44

Atatürk’ün Hastalığına Dair Bir Hatıra

Bu metin, Atatürk’ün tedavisinde görev alan doktorlardan biri olan Prof. Dr. M. Kemal Öke’nin bir mülakatına dayanmaktadır. Bu mülakat, dönemin önemli dergilerinden birinde yayımlanmış ve Atatürk’ün hastalığı ile son günlerine dair değerli bilgiler sunmuştur. Profesör, önce Atatürk ile ilgili hatıralarını anlatmış, daha sonra onun tedavi sürecinin başladığı günleri ayrıntılı şekilde dile getirmiştir. Bu anıları anlatırken yüz ifadesinin değiştiği, Atatürk’ün büyüklüğünü anlatırken gözlerinde derin bir hayranlık olduğu, ancak hastalık günlerini anlatırken büyük bir hüzne büründüğü ifade edilmiştir.

Tedavi Sürecinin Başlangıcı

Prof. Dr. M. Kemal Öke, o günlerde Suadiye’de evinde bulunduğunu ve bir telefon aldığını söylemiştir. Telefonda, ertesi gün sabah saat dokuzda sarayda bulunması gerektiği kendisine bildirilmiştir. Bu haber üzerine gece

D15, D25, D31, D43

Orduya Verilen Mesajın Anlamı

Zaferleri ve insanlığa yaptığı hizmetlerle tanınan kahraman Türk ordusu, tarih boyunca yalnızca savaş meydanlarında başarı kazanmakla kalmamış, aynı zamanda medeniyetin ışığını da gittiği her yere taşımıştır. Türk ordusu, milletin en zor ve en buhranlı dönemlerinde vatanı zulümden, felaketlerden ve büyük tehlikelerden koruyarak kurtarmıştır. Bu nedenle milletin gözünde ordu, sadece bir askerî güç değil, aynı zamanda bağımsızlığın ve güvenliğin en güçlü teminatıdır.

Cumhuriyet döneminde de ordunun bu yüksek görevi değişmemiştir. Modern askerlik anlayışı, disiplin, eğitim ve güçlü karakter ile Türk ordusu görevini aynı sadakat ve kararlılıkla sürdürmeye devam etmiştir. Devletin temel değerlerini koruma, vatanın güvenliğini sağlama ve milletin huzurunu teminat altına alma görevi her zaman ordunun en önemli sorumluluğu olmuştur. Bu kutsal görevin, geçmişte olduğu gibi gelecekte de aynı

D13, D21, D35, D42

Atatürk’ün Sağlık Durumu Hakkında Resmî Tebliğler

Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yayımlanan resmî bildirilere göre, Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün sağlık durumu hakkında doktorları tarafından düzenli olarak raporlar verilmiştir. Bu raporlar, hem milleti bilgilendirmek hem de kamuoyundaki endişeyi azaltmak amacıyla yayımlanmıştır. Doktorların verdiği bilgilere göre Atatürk’ün sağlık durumu yakından takip edilmekte ve her gelişme resmî tebliğlerle duyurulmaktadır.

Gece ve Gündüz Raporlarının İçeriği

Yayımlanan raporlarda Atatürk’ün geceyi çoğunlukla rahat geçirdiği, sinirsel rahatsızlıkların önemli ölçüde azaldığı ve genel sağlık durumunun önceye göre daha iyi olduğu ifade edilmiştir. Nabzının düzenli olduğu, solunum sayısının ve vücut sıcaklığının normal sınırlar içinde bulunduğu belirtilmiştir. Gece yayımlanan bir başka tebliğde ise sinirsel belirtilerin tamamen geçti

K11, K22, K31, K43

Haziran 1938 – Savarona Yatında Çalışma ve Geziler

3 Haziran 1938’de Atatürk, Savarona Yatı ile Marmara ve Boğaziçi açıklarında bir gezinti yapmıştır. Bu gezinti sırasında hem denizin keyfini çıkarmış hem de etrafı inceleyerek gözlemlerde bulunmuştur.

5 Haziran 1938’de Atatürk, sabah ve öğle saatlerinde Dolmabahçe Sarayı’nda resmi işleriyle meşgul olmuş, akşamüstü tekrar Savarona geçerek Marmara’da bir deniz gezisine çıkmıştır. 12 Haziran’da ise Başvekil Celâl Bayar, Hariciye Vekili Dr. Araş ve Dahiliye Vekili Şükrü Kaya’yı Savarona’da kabul etmiştir. Bu ziyaretler, devlet işlerinin deniz seyahatleri sırasında da sürdürüldüğünü göstermektedir.

14 Haziran 1938’de gazeteler, Atatürk’ün Savarona yatındaki hayatına dair fotoğraflar yayımlamıştır. Bu fotoğraflar bazı kişilerde endişe uyandırsa da resmi olarak Atatürk’ün sağlığı hakkında olumsuz bir açıklama yapılmamıştır. 16 ve 19 Haziran’da Atatürk, Savarona’da

K13, K23, K32, K45

Eylül 1937 – Askeri Manevralar ve İstanbul Gezisi

29 Eylül 1937’de Atatürk, Başvekil İsmet İnönü’yü askeri manevralara davet etmiştir. Bu davet kapsamında, İzmir’e giderek manevraları takip edeceği gazetelerde duyurulmuştur. Atatürk’ün bu dönemde askeri faaliyetlere olan ilgisi, hem devlet işleri hem de halkın güvenliği açısından önem taşımaktadır.

1 Ekim 1937’de Atatürk, Boğaz boyunca kısa bir deniz gezisi yapmış ve öğle yemeğini Perapalas Oteli’nde yemiştir. Bu yemekte Hariciye Vekili Doktor Araş ve Dahiliye Vekili Şükrü Kaya da yer almıştır. Bu ziyaret, Atatürk’ün hem devlet yetkilileriyle yakın temas kurduğunu hem de İstanbul’un güzelliklerini yakından takip ettiğini göstermektedir.

3 Ekim 1937’de ise Ertuğrul Yatı ile Yalova ve oradan Derince’ye geçilmiş, kasabanın demiryolu istasyonunda bekleyen hususi trenle Ankara’ya dönülmüştür. Bu yolculuk sırasında devlet işleri ve halkla temas birlikte yürütülmüştür.

K12, K24, K33, K42

Temmuz 1937 – Boğaziçi Ziyaretleri

28-29 Temmuz 1937 tarihlerinde Atatürk, otomobille Boğaziçi’ni dolaşarak Paşabahçe, Polonezköy ve Beykoz köylerini ziyaret etmiştir. Bu ziyaretlerde halkla yakın temas kurmuş, köylülerin sorunlarını dinlemiş ve samimi ilgisiyle dikkat çekmiştir. Özellikle Mustafa adında bir köylüye hediye ettiği sigara, Mustafa için unutulmaz bir hatıra olmuştur. Köylü, sigaranın kendisi tarafından hiç içilmeyeceğini, ancak hayatının sonuna kadar büyük bir değer olarak saklayacağını belirtmiştir. Atatürk, görevini titizlikle yapan kır bekçisinin çalışkanlığını da takdir ederek teşekkür etmiştir.

Ağustos 1937 – Sinan Köyü ve Trakya Manevraları

10 Ağustos 1937’de Atatürk, Sinan Köyü’nü ziyaret etmiştir. Köylüler Atatürk’e meyve ikram etmiş ve onu samimi dileklerle uğurlamışlardır: “İnşallah gene buyur, her zaman bekleriz.” Atatürk bu yakın ilgiden memnun olmuştur.

K15, K25, K35, K44

Atatürk’ün 1937 Şark Seyahati

5 Haziran 1937 tarihinde Atatürk, İzmir Vapuru ile Trabzon’a doğru İstanbul’dan hareket etmiş ve Şark seyahatine başlamıştır. Bu yolculuk sırasında Atatürk, Türkiye’nin Doğu ve Karadeniz bölgelerindeki gelişmeleri yerinde görmek ve incelemelerde bulunmak amacıyla çeşitli şehirleri ziyaret etmiştir.

Trabzon ve İstanbul Ziyaretleri

13 Haziran 1937’de Atatürk, Trabzon’dan İzmir Vapuru ile İstanbul’a dönmüştür. Yolculuk sırasında vapur Kavaklar’dan geçerken askerî merasimle selamlanmış, halk büyük bir coşkuyla sahil boyunca toplanmıştır. Ayrıca, havadan Sabiha Gökçen’in tayyare akrobasi gösterileri ile Atatürk’e selam göndermesi seyahate ayrı bir renk katmıştır. Bu sırada vapura Zafer Torpidosu refakat etmiştir. Boğaziçi halkı yalıların pencerelerinden ve sahil boyunca mendil ve bayraklarla Atatürk’ü selamlamıştır.

Aynı gün İstanbul’a gelen B

Scroll to Top